Dünyanın Petrol Kirliliğinden Kurtulması 2050 Yılını Bulacak

0
345

2050 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 66’sının kentlerde yaşayacağı tahmin ediliyor. 2030 yılına kadar “Norveç ve Finlandiya benzinli araçların trafikte gezinmesini yasaklayacak” haberleri gazetelerde yayınlanmaya başladı. 2005 yılında dünya genelinde şehirlerde her gün yaklaşık 7,5 milyar kilometre yolculuk yapılıyorken, 2050 yılında bunun muhtemelen 30 milyar kilometre yolculuk yapılması bekleniyor. Yani küçük, elektrikli araçların daha yaygınlaşacağını söyleyebiliriz. Kişisel araçların küçüleceği fakat toplu taşımanın hem hızlanacağı, hem büyüyeceği ortaya çıkıyor.

Dünyanın Petrol Kirliliğinden Kurtulması 2050 Yılını Bulacak

Dünya genelinde şehirlerdeki mobilite seviyesi artsa da, mekanlara ve hizmetlere erişim giderek zorlaşmaya başladı. Çarpık kentleşme nedeniyle okul, hastane, kamu kurumları ya da alışveriş noktaları arasındaki mesafeler uzarken motorize taşımacılığa ve diğer otomobil odaklı mobilite seçeneklerine bağımlılık arttı. Bunun sonucunda birçok şehirde devam eden trafik sıkışıklığı ve kavşaklarda tıkanmalar; hava kirliliği, gürültü, stres ve trafik kazası gibi sorunlarla şehir hayatını olumsuz etkiliyor. Trafikte kaybedilen zaman arttıkça da araç sürmenin maliyeti giderek yükseliyor. Belediyeler ve devletler ise elektrikli araçlara yönelik üretim, vergileri azaltma ve teşvik etmeye yönelik kanunlar çıkartmaya çalışıyor.

Geleneksel olarak yapılan köprüler, yollar gibi seçenekler çok işe yaramayınca dönüşümün küçük, az yer kaplayan ve az enerji harcayan taşıtlara doğru yol aldığı bir gerçektir. Geleceğin taşıtları verimlilik ve toplum yararına yönelerek gelişmesine devam edecek.

Araç paylaşımı ve elektrikli bisiklet gibi seçeneklerin yanında elektrikli ve benzinli motosiklet kullanımı da son yıllarda daha fazla yaygınlaştı. Özellikle alt sınıf denen 50 cc motor kategorisine yönelim büyük oldu. Bu pastadan pay almak büyük ve küçük sirketler yatırımlarını küçük motorlara, elektrikli motosikletlere ve elektrikli bisikletlere yapıyor. Diğer taşıtlara göre ulaşım ve bakım maliyetlerinin daha uygun, park etmenin daha kolay, yoğun trafikte de daha hızlı olması motosikletlerin öne çıkan avantajlarıdır.

Motosiklet sektörü; nüfus artışı ve kentleşme ile birlikte özellikle büyük kentlerdeki trafik ve park yeri sıkıntıları, artan maliyetler, küresel ekonomik kriz ve ardıl şokları ile gittikçe sıkılaştırılan emisyon standartları göz önüne alındığında 1990’lı yıllara kıyasla çok daha farklı bir yere doğru gittiği görünüyor.

Araştırmalara göre küresel yıllık iki tekerli araç üretiminin, bugünkü seviyesinin 1/3’i oranında artarak 2021 yılında 160 milyon araca çıkacağı öngörülüyor. Bu veriler ise motosiklet teknolojisinin iş dünyasının önemli bir itici gücü olma potansiyeline işaret ediyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here